İçeriğe geç
Kandilli Senar Konutları; yeşil çatılı teraslı ahşap konutlar

Kandilli Senar Konutları

Kandilli Senar Konutları; yeşil çatılı teraslı ahşap konutlar
Kandilli Senar Konutları; yeşil çatılı teraslı ahşap konutlar

Kandilli Senar Konutları

Kandilli Senar Konutları; yeşil çatılı teraslı ahşap konutlar

Kandilli'nin Boğaz'a açılan eğimli silueti, araziyi dönüştürmek yerine potansiyelini ortaya çıkaran teraslı bir yerleşimle okunuyor. Yapı kütleleri birbirinin manzarasını kesmeyecek şekilde kademelenirken, farklı kotlar arasındaki açık mekânlar dizisi yerleşimin sosyal omurgasını oluşturuyor; yalın kütleler ve doğal malzemeyle zamansız, sakin bir mimari dil kuruluyor.

Yer

Kandilli, İstanbul

Yıl

2018

Durum

Konsept

Program

KONUT

Ahşap saçak altında şemsiye ve şezlonglu bahçe
Ahşap döşeli meydan ve arkada yeşil duvarlı yapı
Nilüferli su yüzeyi ve arkada cam yapı
Ahşap çıtalı birim ve arkada yeşil vadi
Yeşil çatılı teraslı konutların üstten görünümü
Yamaçta kademelenen ahşap konutlar ve yeşil çatılar
Taş duvarlı bahçe ve üstte ahşap çıkmalar
Teraslı konutların ve yeşil çatıların havadan görünümü

Yaklaşım

Boğaz’a Doğru Sessizce Açılan Bir Yamaç

Kandilli'nin doğal eğimi, Boğaz'a açılan silueti ve güçlü peyzaj karakteri, tasarımın temel çıkış noktasını oluşturur. Proje, araziyi dönüştüren bir müdahale yerine mevcut topoğrafyayı okuyan ve onun potansiyelini ortaya çıkaran bütüncül bir yerleşim yaklaşımı benimser. Mimari, doğal çevreyi tamamlayan sakin bir arka plan oluştururken, manzara, ışık ve açık alan deneyimi tasarımın ana belirleyicileri hâline gelir.

Teraslar Boyunca Katmanlanan Yaşam

Yerleşim, eğimi takip eden teraslı bir organizasyon üzerine kurulmuştur. Yapı kütleleri birbirlerinin görüşünü kesmeyecek, doğal hava dolaşımını destekleyecek ve her konuta nitelikli açık alanlar sunacak biçimde konumlandırılmıştır. Farklı kotlar arasında kurulan ilişki, yalnızca bir dolaşım sistemi değil, aynı zamanda yerleşimin sosyal omurgasını oluşturan ardışık açık mekânlar dizisi üretir.

Arazinin İzini Sürdüren Peyzaj

Topografya, mimariyi sınırlandıran değil yönlendiren bir tasarım girdisi olarak ele alınmıştır. Minimum kazı ve dolgu prensibiyle geliştirilen yerleşim, doğal arazi karakterini korurken mevcut yeşil doku ile bütünleşir. Peyzaj, yapılar arasında süreklilik sağlayan ortak yaşam alanları, yaya rotaları ve dinlenme mekânlarıyla gündelik yaşamın ayrılmaz bir parçasına dönüşür.

Yamaç Boyunca Devam Eden Yeşil İz

Yalın kütle kompozisyonu ve dengeli cephe oranları, projenin zamansız mimari karakterini tanımlar. Geniş açıklıklar, teraslar ve bahçeler iç mekânları dış çevreyle sürekli ilişki içinde tutarken, gün ışığı ve manzara yaşam kalitesini destekleyen temel unsurlar olarak değerlendirilmiştir. Malzeme seçimi ve detay yaklaşımı, doğal çevreyle uyumlu, sade ve kalıcı bir mimari dil oluşturmayı amaçlar.

Galeri

  • Ahşap saçak altında şemsiye ve şezlonglu bahçe
  • Ahşap döşeli meydan ve arkada yeşil duvarlı yapı
  • Nilüferli su yüzeyi ve arkada cam yapı
  • Ahşap çıtalı birim ve arkada yeşil vadi
  • Yeşil çatılı teraslı konutların üstten görünümü
  • Yamaçta kademelenen ahşap konutlar ve yeşil çatılar
  • Taş duvarlı bahçe ve üstte ahşap çıkmalar
  • Teraslı konutların ve yeşil çatıların havadan görünümü

Lokasyon

Benzer Projeler

Baraka'nın benzer ölçek ve programlardaki diğer işleri.