
Tasarım, son peygamber döneminin kerpiç duvarlı, sade avlu-mescidini bir arketip olarak benimsiyor; cami mimarisinin zamanla biçime indirgenmiş sembolik halinden uzaklaşmayı hedefliyor. Geleneksel "göz" modülünün soyutlanmasıyla kubbe yerini x-y doğrultusunda kaset kirişlere bırakıyor; strüktürel tekrar, devasa ibadet mekanını insan ölçeğine indiriyor.
Yer
İstanbul, Türkiye
İşveren
İGA Havalimanları İnşaatı Adi Ort. Tic.
Yıl
2020
Program
DİNİ YAPI
Tasarım Ekibi
Abdurrahman Çekim, Sevilay Uğur Çekim, Çağla Makara, Behlül Kıryolcu













Yaklaşım
0.1. Cami Mimarisi Gelişim Süreci
Hatırlanacağı üzere, Hz. Muhammed’in Medine’deki evinin avlusu kerpiç duvarlarla çevrili kare planlı, bir tarafı hurma yaprakları ile örtülü bir direklikten ibaretti ve avlusu cami işlevini görüyordu. Bu mescit, mekânsal özellikleri ile her türlü hiyerarşiden kopuk bir eşitlik mekanı ifadesi gibi karşımızda durmaktaydı. İçe, sessizliğe ve arınmaya dönük yüzü ile cami mekanları için önemli bir noktayı temsil etmektedir. Kufe’de inşa edilen, sadece direklerin taşıdığı düz bir çatıdan oluşan, dış mekan ile cami iç mekanının birlikteliğinin kesintisiz devam ettiği, insanların hiçbir sınırlama olmadan sonsuzluğu görebildikleri Basra Camii (635), Kufe Camii (638) ve Fustat’daki Amr Camii (641) önemli birer örnektir. (Turgut Cansever–Mimar Sinan s.61)
Cami mimarisi, uzun zamanlara yayılan süreçte bir çok değişimler deformasyonlar ile bugünkü halini aldı. Daha çok görünme / gösterme aracı olarak objeleştiler. Bu bağlamda bilinen ilk mescit örneğinin mekansal özellikleri, ruhsal olarak da bir tevazu ifade eden basitliği ve netliği ile cami mimarisi üzerine bir çeşit arketip önermesi haline gelerek genel proje yaklaşımımızı belirleyen etmendir.
0.2. Mekansal Kurgu-Strüktür İlişkisi
Anadolu ve İslam mimarisinde kullanılan göz adı verilen modüller sayesinde avlu ve ibadet alanları tanımlanarak açık-yarı açık ve kapalı mekanların kurgulanışı sırasında zengin ilişkiler elde edildi. Aynı zamanda strüktürü oluşturan birim modüllerin tekrarı kullanılarak devasa boyutlardaki ibadet mekanlarını insan ölçeğine indirebilmek hedeflendi.
Geçmişten günümüze dek camii mimarisini oluşturmakta olan tarihsel ve sosyolojik süreçlerin yanı sıra strüktürel gereklilikler, caminin iç ve dış formunu tanımlayan en önemli yapısal etmendir. Bu nedenle günümüzde betonarme yapım tekniğinin kullanılması ile artık yalnızca biçime indirgenerek sembol haline gelmiş Klasik Osmanlı Dönemi Cami Mimarisini tekrar etmek oldukça yavan bir yaklaşım olacaktır. Bu nedenle geleneksel Osmanlı mimarisinde temel yapısal birim olan gözün soyutlanmasıyla kubbe, yerini x ve y doğrultusunda kesitlerle oluşturulan kaset kirişlere bırakmıştır.
Etaplar
Galeri
Benzer Projeler
Baraka'nın benzer ölçek ve programlardaki diğer işleri.


