
Aspat Yapı Akyarlar
KONUT
2025
Yıl
2011
Program
KONUT
Proje, mevcut bir kıyı yapısının yalnızca fiziksel olarak yenilenmesini değil, deniz ile kurduğu ilişkinin yeniden tanımlanmasını amaçlar. Tasarımın çıkış noktası, yol kotundan başlayan ve giriş, yapı, bahçe ve deniz arasında devam eden kesintisiz bir mekânsal akıştır. Yapı, kendi içine kapanan bir konut olarak değil; farklı yönlerden gelen hareketlerin, manzaraların ve gündelik yaşam senaryolarının iç içe geçtiği geçirgen bir yaşam ortamı olarak ele alınır.
Mevcut bina, yoğun peyzaj dokusu içinde denize doğru uzanan dar ve yönlü bir parsel üzerinde konumlanmaktadır. Arazinin doğrusal yapısı, tasarımın temel organizasyonunu belirler. Sokaktan denize ilerleyen ana aks boyunca mekânlar birbirinin önüne eklenmek yerine, farklı yönlenmeler ve geçişlerle bu hareketi çeşitlendirir. Bahçe, bina ile deniz arasında kalan ikincil bir alan değil; iç mekândan başlayan yaşamın açık havada devam ettiği temel bir eşik olarak değerlendirilir.
Mevcut yapının taşıyıcı düzeni ve katmanlı karakteri korunurken, iç mekân organizasyonu güncel yaşam biçimine uyarlanır. Böylece proje, mevcut olanı bütünüyle ortadan kaldırmak yerine, yapının potansiyellerini açığa çıkaran bir dönüşüm süreci olarak gelişir.
Program, katlar arasında farklı yoğunluklara sahip yaşam senaryoları oluşturacak biçimde dağıtılmıştır. Zemin katta dinlenme, yemek, çalışma ve mutfak gibi gündelik kullanımlar açık bir plan içerisinde bir araya gelir. Bu ortak yaşam alanları bahçeyle doğrudan ilişki kurarken; sinema, şarap odası, teknik hacimler ve servis birimleri daha kontrollü ve içe dönük bölgelerde çözülür.
Üst katlarda özel yaşam alanları ile dinlenme, çalışma, müzik ve wellness işlevleri birlikte ele alınır. Yatak ve giyinme alanları yalnızca odalar dizisi olarak değil, farklı kullanım bölgelerinin birbirine aktığı bütüncül bir özel yaşam katı olarak tasarlanır. Daha üst kotlarda salon, müzik alanı ve katlar boyunca hissedilen boşluklar, konutun düşey ilişkisini güçlendirir.
Plan içindeki boşluklar, merdivenler ve çift yükseklikli alanlar katları birbirinden ayırmak yerine görsel olarak birbirine bağlar. Düşey dolaşım, yalnızca işlevsel bir ulaşım elemanı olmaktan çıkarak yapının içindeki hareketi, bakışı ve mekânsal sürekliliği yönlendiren temel bir bileşene dönüşür.
Tasarım, mevcut yapının ağır ve parçalı karakterini daha açık, akışkan ve okunabilir bir mekânsal düzene dönüştürür. Duvarlar yalnızca sınır oluşturan yüzeyler olarak değil; depolama, servis, sergileme ve geçiş işlevlerini bir araya getiren mekânsal elemanlar olarak ele alınır. Sabit mobilyalar, bölücüler ve servis çekirdekleri açık plan içerisinde farklı kullanım bölgeleri tanımlar; ancak bu bölgeler arasındaki görsel sürekliliği kesmez.
Yapı boyunca kurulan açıklıklar, balkonlar ve teraslar iç mekânı bahçe ve deniz yönüne taşır. Hareket, yol kotundaki daha sıkışık giriş alanından başlayarak yapı içinde genişler; bahçede yavaşlar ve denize ulaştığında açık bir ufukla sonlanır. Böylece konutun deneyimi tek bir merkez etrafında değil, farklı yönlere yayılan rotalar ve karşılaşmalar üzerinden şekillenir.
Baraka'nın benzer ölçek ve programlardaki diğer işleri.