
Aspat Yapı Akyarlar
KONUT
2025
Mesa Ömerli, konutu peyzajın içine yerleştirilen bağımsız bir nesne değil, bahçeyle birlikte biçimlenen bir yaşam çerçevesi olarak ele alıyor. Arazinin eğimi farklı kotlarda yeni yaşam katmanları üretirken, duvar yalnızca sınır çizmiyor; mahremiyeti düzenleyen, yönü belirleyen ve peyzajla ortak bir dil kuran aktif bir öğeye dönüşüyor.
Yıl
2024
Program
KONUT
















01
/
11

02
/
11

03
/
11

04
/
11

05
/
11

06
/
11

07
/
11

08
/
11

09
/
11

10
/
11

11
/
11

Mesa Ömerli, konutu peyzajın içine yerleştirilen bağımsız bir nesne olarak değil, bahçeyle birlikte biçimlenen bir yaşam çerçevesi olarak ele alır. Tasarımın temel düşüncesi, iç mekân ile açık alan arasındaki ilişkiyi güçlendirmek ve gündelik hayatı yapının sınırlarının dışına taşımaktır. Bu nedenle bahçe, yapının çevresinde kalan tamamlayıcı bir boşluk değil; planı, kütleyi ve yaşam biçimini belirleyen ana tasarım kararına dönüşür.
Yerleşimin temel karakteri, arazinin eğimiyle kurulan doğrudan ilişkiden doğar. Topoğrafya, yapıları taşıyan nötr bir zemin olarak görülmez; farklı kotlarda yeni yaşam imkânları üreten bir tasarım girdisi olarak değerlendirilir. Kütleler araziye uyum sağlayarak yerleşirken üst ve alt bahçeler arasında birbirini tamamlayan bir açık alan sistemi oluşur.
Projenin en belirleyici tasarım araçlarından biri duvardır. Duvar burada yalnızca parselleri ayıran bir sınır ya da yapıyı kapatan bir yüzey değildir; mahremiyeti düzenleyen, hareketi yönlendiren ve peyzajı biçimlendiren aktif bir mimari öğedir. Komşuya dönük yüzlerde daha korunaklı bir karakter kurarken, bahçeye yönelen cephelerde yaşam alanlarının açılmasına olanak verir.
Arazide devam eden duvarlar zaman zaman yapının parçasına dönüşür, kimi yerde terasları tanımlar, kimi yerde toprağı tutar ya da açık hava kullanımını çevreler. Bu süreklilik sayesinde yapı ile bahçe arasında ortak bir dil oluşur. Duvarın yönlendirdiği girişler ve geçişler, eve yaklaşma anını doğrudan iç mekâna ulaşan kısa bir hareket olmaktan çıkarır; peyzaj, duvar ve kütle arasından ilerleyen kademeli bir deneyime dönüştürür.
Mesa Ömerli, farklı büyüklükteki konutları tek bir kalıbın tekrarı olarak ele almaz. 3+1, 4+1 ve 5+1 seçenekleri; tekil ya da ikiz yerleşim biçimleriyle, parselin boyutuna, yönlenmesine ve eğimine göre çeşitlenir. Tipolojiler arasında program ve ölçek değişse de bütün projeyi bir arada tutan ortak düşünce korunur: yaşam alanlarının bahçeyle güçlü ilişki kurması, özel alanların daha kontrollü bir katmanda çözülmesi ve kütlenin topoğrafyaya göre parçalanması.
Bu yaklaşım, yerleşimde hem bütünlük hem de farklılık üretir. Evler aynı mimari aileye ait olduklarını hissettirirken her biri bulunduğu parselin koşullarına göre kendine özgü bir bahçe, giriş ve yönlenme ilişkisi geliştirir. Böylece yerleşim, birbirinin aynısı yapılardan oluşan tekdüze bir doku yerine, ortak bir tasarım dilinin farklı yaşam senaryolarına uyarlanmasıyla oluşan dengeli bir çevreye dönüşür.
Baraka'nın benzer ölçek ve programlardaki diğer işleri.